AİLE VE MİRAS HUKUKU
Aile hukuku kişilerin aile içindeki ilişkilerini düzenlerken, miras hukuku bir kişinin vefatından sonra malvarlığının akıbetini belirler. Her iki alan da Medeni Kanun’un en yoğun uygulama alanına sahip bölümleridir.
Boşanma, Velayet ve Mal Rejimi
Boşanma davaları, “Anlaşmalı” ve “Çekişmeli” olarak ikiye ayrılır. Anlaşmalı boşanma için eşlerin en az bir yıl evli kalmış olması ve boşanmanın mali sonuçları (nafaka, tazminat) ile çocukların durumu (velayet) üzerinde tam bir mutabakata varmaları gerekir. Çekişmeli boşanmada ise zina, hayata kast, terk veya evlilik birliğinin temelinden sarsılması gibi nedenlerin ispatlanması gerekir. Boşanmanın kesinleşmesinden sonra gündeme gelen Mal Rejimi Tasfiyesi davası, 2002 yılından sonra edinilen malların eşit paylaşımı esasına dayanır.
Miras Paylaşımı ve Saklı Pay Hakları
Miras hukuku, mirasçıların pay oranlarını ve “Saklı Pay” haklarını koruma altına alır. Muris (ölen kişi), vasiyetname düzenleyerek malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunabilir; ancak altsoy, sağ kalan eş ve anne-baba gibi yakınların saklı paylarına dokunamaz. Eğer bu paylara tecavüz edilirse, zarar gören mirasçılar Tenkis Davası açarak haklarını talep edebilirler.
Muris Muvazaası (Mirasçıdan Mal Kaçırma)
Uygulamada en sık görülen davalardan biri, vefat eden kişinin sağlığında bazı mirasçılarına veya üçüncü kişilere bedelsiz olarak mal devredip bunu “satış” gibi göstermesidir. Bu duruma “Muris Muvazaası” denir. Diğer mirasçılar, bu işlemin muvazaalı (danışıklı) olduğunu ispat ederek tapu kaydının iptalini ve miras payları oranında adlarına tescilini isteyebilirler.
